annem

13/5/2008 ·

Annem;

Ekmeğin en sıcak yerini, yemeğin en lezzetlisini, meyvenin en güzelini yemeyi, elbiselerin en yenisini giymeyi sen hiç sevmedin. Karnım tok, sırtım pek, elbiselerim hep yeni ve temiz olsun istedin. Öyle oldu.

Bugün hayatımın bilmem kaçıncı anneler günü. Yine senden uzaktayım.

Bu mektubu yazarken geriye dönüp baktım ve benden bugüne kadar ne çok şey istediğini gördüm. Biliyorum hala iyi ve mutlu bir insan olmamı istemeye devam ediyorsun.

Senden uzakta geçirdiğim bu anneler gününde ben de senden bir şey istiyorum.

Annem,

Yapamadığım isteklerin ve yanında olamadığım anneler günü için beni affet ve Hakkını helal et.

BEN SENİ ÇOK SEVİYORUM.

Yorum (0) Yorum yaz!

çelikten bir köprü

11/5/2008 ·

Türkan Kökten:

On altı senedir oğlum yurtdışında. Ali, Denizli’de okudu, son sene bana bir telefon açtı, “Ben yurtdışına gitmek istiyorum.” dedi. Ben de ona, “Allah aşkına benim hasta olduğumu düşünme ve git. Ben daha uzun yaşarım, sen merak etme.” dedim. Önce Özbekistan’a gitti ve beş yıl kaldı orada. İstiklal Marşı’mızı uzaklara götürsün diye çok dua ediyordum. Bir gün oğlum telefon açtı, “Anne daha uzaklara gidiyorum.” dedi. Ben daha uzaklara gitsin istiyordum. “Şükürler olsun.” dedim. Ben ilkokul mezunuyum. “Kamboçya’ya gidiyorum.” dedi. Haritada yerini bile görmemişim. “Gözün arkada kalmasın, git.” dedim. O dönemde evliydi ve eşini de bir müddet burada bıraktı. Eşini de yanına aldıktan sonra 2-3 senede bir geldi. Bayramlar gelip geçti. Bayramda beni aradığında telefonda ona “Ahirette ebediyen birlikte yaşayacağız.” dedim. Asla gözümün yaşını göstermedim. Havaalanında uğurlarken hep gülümsedim. Bizim görevimiz de bunlar. Bu yıl, ben de Kamboçya’ya gittim. Orada yeni bir okul açtılar. Gider gitmez oğlum bizi evine götürüp orayı gezdirmek yerine okula götürdü. Orada öğretmenler ile kucaklaşmaları beni çok duygulandırdı. Çelikten bir köprü kurulmuş, pas tutması imkânsız. İstiklal Marşı okunurken gözyaşlarımı tutamadım ve “Allah’ım bunların hızını kesme.” diye dua ettim. Her bayramda, Anneler Günü’nde şükür namazı kılıyorum. Bunlar geçici, ahiret sermayesini burada kazanmak önemli olan.

Yorum (0) Yorum yaz!

inanıyoruz

11/5/2008 ·

 

 

 <br/>

 

Şimdi yeniden bakın onlara..
Ne görüyorsunuz bu karelerde?
 
15-20 yıl sonrasının devlet başkanlarını,
Başbakanlarını,
Bakanlarını görüyorsunuz.
 
20-25 yıl sonrasının büyükelçilerini,
Dışişleri temsilcilerini,
Birleşmiş Milletler temsilcilerini görüyorsunuz.
 
Ülkelerinin en önde bilim adamlarını,
Yazarlarını,
Sanatçılarını görüyorsunuz.
 
Daha ne diyeyim bilmem ki...
"21. Asır Türk asrı olacaktır" diyen, ne de güzel görmüş yıllar önce.
İçimizdeki şeamet tellallarına inat,
Tüm kalbimizle inanıyoruz ki:
BU ASIR BİZİM ASRIMIZ..
İnşaallah.
 

Bizim şimdi bir hayalimiz var.. 20 yıl sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bir sahne düşünün. Türkiye'nin büyükelçisi kürsüye doğru yürürken, Türk okullarından mezun büyükelçiler ayağa fırlıyor ve salon alkıştan yıkılıyor... Yaşayanlar görecek inşallah...

Yorum (0) Yorum yaz!

mutlu ol...

9/5/2008 ·

Mutlu ol yaşadığın için,
Mutlu ol yaşadıkların için,
Yaşayacakların, yaşatacakların için,

Aldığın nefes, içtiğin su için,
İçin için ağlayabildiğin,
Yeri geldiğinde hıçkırabildiğin için,
Mutlu ol, insan olduğun için...

Görebildiğin için alabildiğince uzakları,
Ayna gibi, net görebildiğin için,
Yüksek ses kalitesinde duyabildiğin için hayatı,
Hissedebildiğin için mutluluğu, acıyı,
Sevgiyi, aşkı yaşayabildiğin için...
Allah'ın bu hakları sana verdiği için,


Yorum (0) Yorum yaz!

dua

9/5/2008 ·

 

Herkes bilinçli bilinçsiz duaya sığınır
Çünkü dua, kul olmanın ve inancın en temel unsurlarındandır.

Duaların kabul olunması için dürüst, müslümanca bir hayat ve samimiyet gerekir. Bunu şu ayet-i kerimeden anlıyoruz; “Allah buyurdu ki: Dualarınız kabul edildi. Dürüst olmaya devam edin, doğru ve istikamet üzere olun ve sakın bilmezlerin yoluna tabi olmayın” (Yûnus, 10/89).

Yorum (0) Yorum yaz!

sayar mı hiç..!

7/5/2008 ·

bir gün bir derviş bir kucak dolusu elmayla bayırları aşan bir genç kıza rastlamış.kızın yanakları bozkırın sıcağında yorgunluktan al al olmuş.nereye gidersin ne doldurdun kucağına diye sormuş derviş.kız uzak bir tarlayı işaret etmiş sevdiğim orada çalışıyor ona elma götürüyorum demiş.kaç tane diye soruvermiş derviş.kız şaşkın, insan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç...!usulca koparıvermiş elindeki tesbihin ipini derviş... 

Yorum (0) Yorum yaz!

sess....

7/5/2008 ·

Sensizlik ve sessizlik yüklü sesim

Batık bir eylül gemisi hüznüne bulanıyor.

Heryerim kanıyor ama

Bir tek yüreğim acıyor.

HIRÇINLIĞIM vurgunluğumdan mı

Bilmiyorum ama hayat hep olduğu gibi

Olması gerektiği gibi değil...

Bir ihtilali kuşanmak YORGUNLUKTAN mı gelir

Yoksa yorgunluğa mı gider kim bilebilir?... 

Yorum (0) Yorum yaz!

yaprak

4/5/2008 ·

 

son yaprak gibi düşmeden toprağa, kendine gel ademoğlu...

Yorum (0) Yorum yaz!

yarına kaç gün var...

4/5/2008 ·

Aklımı ve yüreğimin sızılarını
Saçlarımı yolarcasına avuçlarımda tutarken
Seni daha az hatırlamak ne kadar avuntur beni
Uzaktaki yakın olmaklığınla…
Bütün acılara sahip çıkmışken
Benim mutluluğum bütün olmazlık
Ters orantılık…
Ah sen;
Kalbimin incir bahçesi
Sükutumun gizli lehçesi
Ve ah sen o martı çığlığı gözlerinle
İçimdeki denizi kurutan
Oysa ben tüm atlarımı tımar edebilir,
Geceleri bir eve sığabilirdim
Sade senin yüzünde gürleyen ve gürleşen
Bir gök olabilirdim…
Bilesin ki önlenemez bir sızı benimkisi,
Sızılarımın sazlığında acılı aminlerimi koklayarak
Söyle yarına kaç gün var?

Yorum (0) Yorum yaz!

son yolculuk

2/5/2008 ·

insan ömrü ne kadar kısadır bilirmisiniz.

ezan ve sela arası kadar...

yaşadıklarımız bir rüyadan ibarettir sadece,

ama rüyayı düzgün görebilenler kazanır...

 

*********

 

geçen günkü trafik kazasında da 2 genç vefat etmişti.öbür aleme göç eden BÜŞRA YILDIZ, yakın dostumun sınıf arkadaşı....daha 19 yaşında....oysa ne hayalleri vardı geleceğe dair..

 

lise eğitimini kaliteli bir şekilde geçiren büşra öss de koç ünv. yerleşir... aslında sağlam kişilikli bir kızdır.

kazada bir aracın içinde üç erkek ve büşra vardır...ne kadar acı öğle değil mi?

ve olay eğlenceden dönüşte yaşanır...

gazetelerin baş sayfasında şu şekilde yer alır.

 

SEVGİLİLER ÖLÜME EL ELE GİTTİ (!)

 

 

 

NE KADAR ACI ÖYLE DEĞİL Mİ?

HALBUKİ AİLESİ ONU BÖYLE YETİŞTİRMEMİŞTİ.....

 

 

 

şimdi kendimize gelelim ve hesaba çekelim.

hesaba çekilmeden önce ve değerini bilelim yaşamın...

ama unutmayalım emri bil mağruf neh'yi anil münker i...

..:ANLATALIM Kİ SONUÇ BÖYLE OLMASIN:..

 

bir FATİHA da büşra'ya okuyalım.unutmayalım ki Rabb'im affedicidir, affı sever, onuda affeder...

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Esma-ul Husna
sitene ekle

Banner Maker
BannerBreak.com - Banner Maker - Banners - MySpace Layouts

Fare İmleçleri ve link efekt kodları